Bu gruptan çıkmak gerçekten zor, bende bir taraftar olarak üçüncülüğe fitim diyebilirim ama gruptan çıkma şansımızı sonuna kadar zorlayacağımıza da güvenim tam. Özellikle geçen sezon bu kadro Şampiyonlar Ligi'nde ki çaylak sezonunda hiçte fena işler yapmadı ve kadro bu sezon çok daha tecrübeli. Gelelim bu gruptan çıkma şansımıza. Bizim için en önemlisi Kopenhag'tan iki maçta altı puan çıkartmak, bunun yanında beklentimiz iki Real Madrid-Juventus maçında da herhangi bir takımın iki maçıda kazanması olacak. Bunun yanında içeride alınacak Juventus galibiyeti şansımızı bir hayli arttıracaktır, bu maçın son maç olmasıda bizim için avantaj. Fakat bu gruptan çıkamasak ta üçüncü olup gidilecek Avrupa Ligi'nde final şansımızın olacağını düşünüyorum. Son olarak zor grup takım üzerinde ki baskıyı azaltacağı gibi oyuncuların maçlara daha iyi motive olmasını sağlayacaktır, hocam zoru sever.
30 Ağustos 2013 Cuma
Zor Grup
Dün Şampiyonlar Ligi'nde kuralar çekildi ve gruplar belli oldu. Galatasaray; Real Madrid, Juventus ve Kopenhag ile birlikte B Grubu'na gitti. İlk iki torbalardaki takımlar dağıldığı zaman en zor grup hangisi dense 10 kişiden 7-8 tanesi B Grubu'nu söylerdi sanırım, Figo bizi B Grubu'na gönderdiğinde pek hoş şeyler söylemediğimiz ortada. Fakat daha sonra 4. pottan Kopenhag'ın gelmesinin de etkisi olacak ki biraz rahatladık. Kura öncesi yapılan yorumlarda Juventus'un birinci torbadan kiminle eşleşirse eşleşsin birincilik için o takım kadar şansının olacağı konuşuluyordu bu bile grupta işimizin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Kopenhag'ın gelişiyle biraz olsun rahatladığımızı söylemiştim daha çok rahatlatan şey ise fikstür oldu. Bilmeyenler için Real Madrid, Juventus(D), Kopenhag, Kopenhag(D), Real Madrid(D), Juventus .
Bu gruptan çıkmak gerçekten zor, bende bir taraftar olarak üçüncülüğe fitim diyebilirim ama gruptan çıkma şansımızı sonuna kadar zorlayacağımıza da güvenim tam. Özellikle geçen sezon bu kadro Şampiyonlar Ligi'nde ki çaylak sezonunda hiçte fena işler yapmadı ve kadro bu sezon çok daha tecrübeli. Gelelim bu gruptan çıkma şansımıza. Bizim için en önemlisi Kopenhag'tan iki maçta altı puan çıkartmak, bunun yanında beklentimiz iki Real Madrid-Juventus maçında da herhangi bir takımın iki maçıda kazanması olacak. Bunun yanında içeride alınacak Juventus galibiyeti şansımızı bir hayli arttıracaktır, bu maçın son maç olmasıda bizim için avantaj. Fakat bu gruptan çıkamasak ta üçüncü olup gidilecek Avrupa Ligi'nde final şansımızın olacağını düşünüyorum. Son olarak zor grup takım üzerinde ki baskıyı azaltacağı gibi oyuncuların maçlara daha iyi motive olmasını sağlayacaktır, hocam zoru sever.
Bu gruptan çıkmak gerçekten zor, bende bir taraftar olarak üçüncülüğe fitim diyebilirim ama gruptan çıkma şansımızı sonuna kadar zorlayacağımıza da güvenim tam. Özellikle geçen sezon bu kadro Şampiyonlar Ligi'nde ki çaylak sezonunda hiçte fena işler yapmadı ve kadro bu sezon çok daha tecrübeli. Gelelim bu gruptan çıkma şansımıza. Bizim için en önemlisi Kopenhag'tan iki maçta altı puan çıkartmak, bunun yanında beklentimiz iki Real Madrid-Juventus maçında da herhangi bir takımın iki maçıda kazanması olacak. Bunun yanında içeride alınacak Juventus galibiyeti şansımızı bir hayli arttıracaktır, bu maçın son maç olmasıda bizim için avantaj. Fakat bu gruptan çıkamasak ta üçüncü olup gidilecek Avrupa Ligi'nde final şansımızın olacağını düşünüyorum. Son olarak zor grup takım üzerinde ki baskıyı azaltacağı gibi oyuncuların maçlara daha iyi motive olmasını sağlayacaktır, hocam zoru sever.
13 Ağustos 2013 Salı
Süper Gala !
Sezonun ilk resmi maçında lig şampiyonu Galatasaray ile Türkiye Kupası'nı kazanan Fenerbahçe Kayseri'de Süper Kupa maçında karşı karşıya geldi. Galatasaray maça Muslera,Eboue-Gökhan-Semih-Hakan,Hamit-Selçuk-Melo-Amrabat,Sneijder,Drogba , Fenerbahçe ise Mert,M.Topuz-Bekir-Alves-Hasan,Emre-M.Topal-Cristian,Kuyt-Webo-Sow 11'i ile çıktı. Galatasaray'da Amrabat'a yer açmak için Gökhan'ın Chedjou'nun yerine oynaması Fenerbahçe'de ise Kadlec'in yedek kalıp sahaya beş yabancı ile çıkılması gecenin sürprizleriydi.

Maçın ilk yarısı karşılıklı pozisyonlarla geçildi. Galatasaray Drogba ve Amrabat'la fırsatlardan yararlanamazken Fenerbahçe'de Sow musait pozisyonda golü yapamadı, iki takım uzaktan şutlarla da etkili oldu. İkinci yarıya ise Galatasaray çok etkili başladı. Oyunu rakip yarı sahaya yıkmayı başaran sarı-kırmızılılar ne kadar baskı kursa da golü bir şekilde bulamadılar. 63'te Alves'in ikinci sarıdan atılmasıyla iyice yarı sahasına hapsolan Fenerbahçe Mert ve oyuna sonradan giren Kadlec'in kritik müdahaleleriyle 90 dakikayı 0-0 bitirmeyi başardılar. Uzatmalarda oyunda değişen birşey yoktu. 99. dakikada Hakan Balta'nın müthiş ortasında(pasta denebilir) Drogba şık kafa vuruşuyla skoru 1-0 yapmayı başardı. Son 20 dakika Fenerbahçe rakip kaleyi ablukaya alsada Nando Muslera yaptığı kurtarişlarla skorun değişmesine izin vermedi ve maç 1-0 sonuçlandı, Galatasaray üst üste 2. Süper Kupa zaferini yaşadı.

Sezon başı bu maçla futbolu özleyen bizler futbola -en azından heyecana- doyduk diyebiliriz. Maçın içine girersek Galatasaray ne kadar etkili oynasa da tehlikeli pozisyonların çoğu ceza sahasının dışından atılan şutlarla yakaladı, ceza sahasında etkinlik için Burak şart. Bu maçta neden oynadılmadığını Fatih Hoca bilir tabii ama ikinci yarı tam Burak'lık maçtı esasında. Hocanın bu maçlardan bağımsız hazırlık maçlarında tek forvetli sistemi çok denediğini gördük. Merak ettiğim sezona böyle mi başlanacağı yoksa tekrardan geçen sezon şampiyonluğu getiren kapalı baklava sistemine geri mi dönüleceği. Sanırım bunu transfer sezonu bitince daha iyi anlayacağız çünkü henüz Burak'ın kalıp kalmayacağı kesin değil.

Fenerbahçe'de ise henüz -doğal olarak- ideal orta saha üçlüsü bulunamamış durumda biraz da bunun sancılarını çektiklerini düşünüyorum. Hala Holmen'e lisans çıkmadı ki Holmen bu ligin en efektif orta sahalarından biri. Yine Salih'i henüz oynarken görmedik. Ersun Hoca mutlaka orada ideal üçlüyü ilerleyen haftalarda yakalayacaktır. Yine Gökhan Gönül'ün sezon açılışını kaçıracağı Mayıs ayında belliyken oraya transfer yapılmaması ve eldeki tek alternatif olan Orhan Şam'ın da Kasımpaşa'ya yollanması bence yanlıştı Mehmet Topuz orada oynayamıyor bu derbide de Salzburg maçlarında da açık şekilde görüldü. Artıları ise müthiş bir hücum hattına sahip olmaları Kuyt-Webo-Sow birbirlerini çok iyi tamamlıyor. İşin tuhaf tarafı Emenike'nin Webo'nun yerine alındığı konuşuluyor en azından onun yerine 11'e girmesi tahmin ediliyor fakat Webo şu an belki de takımın en formda oyuncusu. Bu arada Mert'i de tebrik etmek lazım çok başarılı bir maç çıkardı.

Maçın ilk yarısı karşılıklı pozisyonlarla geçildi. Galatasaray Drogba ve Amrabat'la fırsatlardan yararlanamazken Fenerbahçe'de Sow musait pozisyonda golü yapamadı, iki takım uzaktan şutlarla da etkili oldu. İkinci yarıya ise Galatasaray çok etkili başladı. Oyunu rakip yarı sahaya yıkmayı başaran sarı-kırmızılılar ne kadar baskı kursa da golü bir şekilde bulamadılar. 63'te Alves'in ikinci sarıdan atılmasıyla iyice yarı sahasına hapsolan Fenerbahçe Mert ve oyuna sonradan giren Kadlec'in kritik müdahaleleriyle 90 dakikayı 0-0 bitirmeyi başardılar. Uzatmalarda oyunda değişen birşey yoktu. 99. dakikada Hakan Balta'nın müthiş ortasında(pasta denebilir) Drogba şık kafa vuruşuyla skoru 1-0 yapmayı başardı. Son 20 dakika Fenerbahçe rakip kaleyi ablukaya alsada Nando Muslera yaptığı kurtarişlarla skorun değişmesine izin vermedi ve maç 1-0 sonuçlandı, Galatasaray üst üste 2. Süper Kupa zaferini yaşadı.

Sezon başı bu maçla futbolu özleyen bizler futbola -en azından heyecana- doyduk diyebiliriz. Maçın içine girersek Galatasaray ne kadar etkili oynasa da tehlikeli pozisyonların çoğu ceza sahasının dışından atılan şutlarla yakaladı, ceza sahasında etkinlik için Burak şart. Bu maçta neden oynadılmadığını Fatih Hoca bilir tabii ama ikinci yarı tam Burak'lık maçtı esasında. Hocanın bu maçlardan bağımsız hazırlık maçlarında tek forvetli sistemi çok denediğini gördük. Merak ettiğim sezona böyle mi başlanacağı yoksa tekrardan geçen sezon şampiyonluğu getiren kapalı baklava sistemine geri mi dönüleceği. Sanırım bunu transfer sezonu bitince daha iyi anlayacağız çünkü henüz Burak'ın kalıp kalmayacağı kesin değil.

Fenerbahçe'de ise henüz -doğal olarak- ideal orta saha üçlüsü bulunamamış durumda biraz da bunun sancılarını çektiklerini düşünüyorum. Hala Holmen'e lisans çıkmadı ki Holmen bu ligin en efektif orta sahalarından biri. Yine Salih'i henüz oynarken görmedik. Ersun Hoca mutlaka orada ideal üçlüyü ilerleyen haftalarda yakalayacaktır. Yine Gökhan Gönül'ün sezon açılışını kaçıracağı Mayıs ayında belliyken oraya transfer yapılmaması ve eldeki tek alternatif olan Orhan Şam'ın da Kasımpaşa'ya yollanması bence yanlıştı Mehmet Topuz orada oynayamıyor bu derbide de Salzburg maçlarında da açık şekilde görüldü. Artıları ise müthiş bir hücum hattına sahip olmaları Kuyt-Webo-Sow birbirlerini çok iyi tamamlıyor. İşin tuhaf tarafı Emenike'nin Webo'nun yerine alındığı konuşuluyor en azından onun yerine 11'e girmesi tahmin ediliyor fakat Webo şu an belki de takımın en formda oyuncusu. Bu arada Mert'i de tebrik etmek lazım çok başarılı bir maç çıkardı.
10 Ağustos 2013 Cumartesi
Yeni Sezon Formaları
Ligin başlamasına bir hafta kala takımlar yeni formalarını görücüye çıkardı, kimi beğenildi kimi ise yetersiz bulundu. Sizler için toplamaya çalıştım, yorum sizin.
Galatasaray

Fenerbahçe

Beşiktaş

Trabzonspor

Bursaspor

Eskişehirspor

Elazığspor

Gaziantepspor

Çaykur Rizespor

Kayserispor

Gençlerbirliği

Akhisar Belediye

Kasımpaşa

NOT: Burada olmayan takımlar ya henüz formalarını tanıtmadılar veya internette formalarının resmi bulunmuyor.
Galatasaray

Fenerbahçe

Beşiktaş

Trabzonspor

Bursaspor

Eskişehirspor

Elazığspor

Gaziantepspor

Çaykur Rizespor

Kayserispor

Gençlerbirliği

Akhisar Belediye

Kasımpaşa

NOT: Burada olmayan takımlar ya henüz formalarını tanıtmadılar veya internette formalarının resmi bulunmuyor.
Etiketler:
Akhisar,
Beşiktaş,
bursaspor,
elazığspor,
Eskişehirspor,
Fenerbahçe,
forma,
futbol,
Galatasaray,
Gaziantep,
Gençlerbirliği,
Kasımpaşa,
kayseri,
Rizespor,
Trabzonspor,
yeni forma,
yeni sezon
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
