Dünkü derbinin ardından üç takım yine birer puan arayla dizildi, kartlar yeniden dağıtıldı. Dünkü maçtan başlayacak olursak kalitenin düşük olduğu, maçtan daha çok olayların konuşulduğu bir derbi izledik. Yine verilmeyen kartlar, kavgalar ve bu maça özel Emenike'nin olayı derbiden taşanlardı. Genel olarak baktığımız zaman maç ortada gibi gözükse de Beşiktaş maç esnasında bu kadar hasar görmüş iki kale arkası kapalı olan Fenerbahçe'ye özellikle ikinci yarıda daha fazla diş geçirmeliydi. Fenerbahçe hem Galatasaray hem Beşiktaş maçlarını son dakikalarda yaptığı iki iyi kontra atakla bulduğu iki golle kazanmayı başardı. O iki gol olmasa belki şu an yarıştan kopmuşlardı fakat iç saha derbilerindeki avantajlarını çok iyi değerlendirip 6 puan çıkartmayı başardılar.
Galatasaray'a bakacak olursak Kasımpaşa maçının devre arasında bende dahil herkes Hamza Hoca istifa etsin yazmıştı fakat maçı tuhaf bi şekilde kazanınca bunlar ortadan kalkmış oldu. Bir çok kişi maçın kazanılmasıyla yazdıklarını sildi belki ama benim fikrim hala aynı eğer o maç kaybedilmiş olsaydı ''hangisini kazanacaz hoca ?'' derdim ve istifa beklerdim. Fakat maçı kazanınca bir anda lider tamamladık haftayı. Defansımız içler acısı olsa da Selçuk-Sneijder-Burak üçlüsüne Yasin'in de eklenmesiyle ligde 3-4 gol atamayacağımız takım yok. Hamza Hoca'da defansı bırakıp yediğimizden fazla atalım felsefesini izliyor. Bu felsefe bizi nereye kadar götürecek bilemiyorum bir nevi Allah'a emanet yolumuza devam ediyoruz.
Fakat işte rakiplerde de durum farklı değil ne Fenerbahçe ne Beşiktaş şampiyon olacak takım izlenimi veriyor bana. He tabiki olabilirler fakat şu an ikiside o izlenimden çok uzak. Özellikle Beşiktaş'a kendi taraftarı bile güvenmiyor, insan naparlar ederler bir yerde takılır bunlar diyor izlerken. Brugge serisini çok kötü yönetmesi ve ligdeki bütün kritik maçlarda,derbilerde taktik hatası yapması Bilic'e olan güveni baya azalttı. Buna rağmen yine tempo olarak oyun formatı olarak en düzenli olan takım Beşiktaş fakat şampiyonluk için nefesleri yeter mi göreceğiz. Fenerbahçe ise 1 maç iyi 3 maç kötü. Kulüp olarak Emenike'ye neden bu kadar takıldıklarını anlamak güç. Topal-Meireles-Emre üçlüsünün önüne sola Alper'i sağa Kuyt'ı öne Sow'u koysalar bence lig bitmişti fakat kaç maçtır kötüler ve bunun en büyük nedeni Emenike. Adam resmen oynamak istememesine rağmen zorla oynatılıyor ve takıma zarar veriyor. Eğer dünkü olaylardan sonra takımdan kesilirse bu Fenerbahçe için büyük avantaj olur.
Son olarak adettendir kalan fikstüre bi bakalım. Galatasaray'ın zorlanmasını beklediğim maçları Trabzonspor deplasmanı ve içeride ki Beşiktaş derbisi, yani fikstür kolay gözüküyor ama işte iki hafta önce 2-0 öne geçtiğin maçta berabere kalınca insan dilini ısırıyor. Beşiktaş'a bakacak olursak şu an hangi maçı hangi statta oynayacaklarını bilmesem de kağıt üzerinde 3-4 zorlu maçları var (Başakşehir,Trabzon(D),Galatasaray(D) ve belki iki hafta sonra ki Kasımpaşa deplasmanı. Son olarak Fenerbahçe'ye bakacak olursak en büyük avantajları derbileri olmaması diyeceğim de adamlar en iyi bu maçlarda oynuyor onlar için dezavantaj bile olabilir bu. Şaka bi yana onların şu an 5 dış saha maçı var ve bunlardan rahat şekilde kazanır diyebileceğim maç yok Mersin dışında. İçeride oynayacakları Bursa maçında da illa zorluk yaşarlar bence. Toparlayacak olursak son haftaya kadar heyecan sürecek gibi umarım sonunda gülen Galatasaray olur.


